Akciğerlere hava taşıyan bronş tüplerinin (solunum boruları) iç yüzeyindeki zarın iltihaplanması sonucu meydana gelen bronşitin akut ve kronik olarak iki farklı türü bulunmaktadır. Akut bronşit genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülürken kronik bronşit daha ciddi bir iltihaplanmadır ve mutlaka tedavi edilmelidir.
Bronşit öksürükle birlikte gelen balgam genellikle şeffaftır. Eğer balgam sarı ve yeşil olarak geliyorsa bu bakteriyel enfeksiyona işaret eder.
Akut Bronşit: Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli (mukopurulent) balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür.
Kronik Bronşit: Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur.
AKUT BRONŞİTİN BELİRTİLERİ
Geçmeyen kuru öksürük: Bronşitin neden olduğu öksürük bazı durumlarda kuru olmakla birlikte genellikle balgamla birlikte görülür. Bronşit öksürüğü yoğun ve şiddetlidir. Hastanın sık öksürmesi bir süre sonra göğüs bölgesinde ve kasılmalar nedeniyle karın kaslarında ağrıya yol açar. Nadir olarak görülse de öksürüğün şiddeti yüzünde kaburgaların zedelendiği ve hastanın bayıldığı durumlar yaşanmaktadır. Akut bronşite neden olan iltihaplanma tedavi edilse dahi kuru öksürük günlerce ya da haftalarca devam edebilir.
Hırıltılı Solunum: Akciğerlere hava giriş çıkışını sağlayan boruların (bronşlar) iltihap veya balgam nedeniyle daralması kişinin hırıltılı nefes alıp vermesine yol açar. Aynı nedenden ötürü nefes darlığı yaşanabilir.
Balgamın Rengi: Bronşit belirtilerinden biri olan balgam genellikle şeffaftır. Ancak sarı, sarımsı gri ve yeşil renkte olabilir. Çok nadir olarak kanlı olarak görülebilir. Daha çok kronik bronşitte görülen sarı, sarımsı gri ve yeşil balgam zatürree, akciğer apsesi, bronşektazinin bir belirtisi olabilir.
Diğer Belirtiler: Hasta öksürüğe ve enfeksiyona bağlı olarak halsiz düşebilir. Hafif ateş ve ara ara ürperme yaşanabilir. Bronşların dolu olması ve sürekli öksürük göğüs bölgesinde rahatsızlık hissine ve ağrıya yol açabilir.
KRONİK BRONŞİT BELİRTİLERİ
Yukarıdaki akut bronşit belirtilerine ek olarak kronik bronşitte öksürük aylarca (en az 3 ay) sürebilir ve genellikle her yıl tekrar eder. Öksürük sabahları, nemli havalarda ve kış aylarında artabilir.
NEDENLERİ
Akut bronşit çoğunlukla grip ve soğuk algınlığına da yol açan virüsler nedeniyle görülür. Viral ve bakteriyel akut bronşit bulaşıcıdır. Akut bronşit etkenleri, üst solunum yolu infeksiyonuna da yol açan virüslerdir.
Kronik bronşit ise sigara içenler ve sigara kullanmayan ancak dumanına maruz kalanlar arasında daha yaygındır. Ayrıca yoğun hava kirliliği olan bölgeler ve kimyasal maddelerle çalışılan fabrika çalışanlarında kronik bronşit vakası daha fazladır. Bulaşıcı olmayan kronik bronşit doğru zamanda tedavi edilmediği takdirde hayati tehlike yaratabilir.
TEDAVİSİ
Bronşit tedavisi için hastalarda görülen bulgulara yönelik semptomatik tedavi yapılır. Antipiretik ve aneljezikler, kodein veya dekstrometorfan içeren öksürük şurupları, mukolitikler ve antihistaminikler bronşitin semptomlarını gidermekte kullanılanılırlar.
Sigara içen hasta mutlaka sigaraya ara vermelidir bırakabiliyorsa bırakmalıdır. Bronşit tedavisinde antibiyotik kullanımı tartışmalıdır. Ateş, balgam ve öksürükte yarı gün azalma sağlamasına rağmen, yan etki, anti bakteriel dirençte artma, kısıtlı etkinlik ve maliyet gibi nedenlerle kullanımından kaçınılmaktadır.
Tedavi süresi hastalığın şiddetine göre 5-14 gündür. Ek olarak antiviral ilaçlar influenza için kullanılır. Enfeksiyonel akut bronşit tedavisinde ana amaç belirtilerin hafifletilerek hastanın olabildiğince rahat ettirilmesidir.
Eskiden akut bronşit tedavisinde kullanılan antibiyotikler günümüzde etkisi kaybetmiştir ve bakteriler antibiyotiklere dirençli hale geldiğinden antibiyotik tedavisi kullanılmamaktadır. Doktorunuz sadece gerekli gördüğü takdirde (örneğin kronik akciğer sorunu bulunan hastalarda) antibiyotik tedavisi önerebilir.
Bu nedenle kendi kendinize antibiyotik almanın bronşit tedavisine bir katkısı yoktur. Aksine bronşit belirtilerine ek olarak antibiyotiğin yan etkileriyle de uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Doktorunuz şiddetli öksürüğün neden olduğu kas ağrıları için reçeteli veya reçetesiz ağrı kesici önerebilir. Bronşit tedavisi boyunca su içmeniz son derece önemlidir.
Hastanın yeterince su içmesi balgamın yoğunluğunu azaltarak vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Doktorunuz öksürüğü hafifletmek ve balgamın atılmasını kolaylaştırmak için şurup önerebilir. Kronik bronşit tedavisinde ise hastanın durumuna bağlı olarak solunum yollarını açan bronkodilatör ve iltihabı azaltıcı steroidler kullanılabilir. Kronik bronşit tedavisinde izlenecek yöntem ve ilaçlar hastadan hastaya değişebilmektedir.
Evde bronşit tedavisi için neler yapılabilir?
Öksürüğün şiddetlenmemesi için evin havasının kuru olmamasına dikkat edin. Bunun için bir hava nemlendirme cihazı kullanabilirsiniz. Hava nemlendirici yoksa tencerede su kaynatarak bir miktar buhar sağlayabilirsiniz. Kış aylarında ise kalorifer peteklerinin üstüne yarısına kadar su dolu kaseler koymak havanın nemlenmesini sağlayacaktır.
Bol bol su için ve sıvı tüketin. Günde en az 8 bardak su içmeye çalışın ve sıvı alımını çorba gibi yiyeceklerle destekleyin. Kahve, kola gibi kafeinli içecekler ve alkol vücuttaki su oranını azalttığından uzak durun. Vücudun virüsle savaşabilmesi için bağışıklık sisteminizi güçlü tutun.
Dinlenin ve her gün en az 8 saat uyuyun. Tedavi döneminde ağır fiziksel aktivitelerden kaçının. Sigara akciğerlerin baş düşmanıdır ve sadece akut bronşit tedavisi için değil çok daha ciddi bir sorun olan kronik bronşit ve KOAH gibi hastalıklardan korunmak için de bırakılmalıdır.
Soğuk hava bronşite bağlı öksürüğü şiddetlendirir. Bundan korunmak için dışarı çıktığınızda bir atkıyla veya maskeyle ağzınızı örtün.
Ağır parfüm kokusu, boya kokusu ve her türlü diğer güçlü kokular bronşit belirtilerini artırır. Bu tip kokuların yoğun olduğu ortamlarda mümkün olduğunca az durmaya çalışın. Öksürüğü azaltmak ve boğazı yumuşatmak için bitki çayı içebilirsiniz. Nane ve zencefil çaylarının öksürüğü hafifletici etkisi vardır. Bu sayede sıvı alımını artırabilirsiniz. Bir büyük kupaya 2 çay kaşığı bal ve 4-5 damla limon damlatarak yavaş yavaş içmek rahatlama sağlayabilir.
Kaynak: ajanslar
26 Ocak 2018 Cuma
25 Ocak 2018 Perşembe
Abanoz Ağacı
Arabçası : Abanus-ı Hindi
Farsçası : Abnoz
Latincesi : Diospyros Ebenum.
Yetiştiği yer ve çeşitleri: Babeşf Le Bindi diye iki çeşittir. İyisi, Hindi Abanostur.
Kullanılan maddesi: Ağacı, dalı.
Abanozgillerden, Sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok Ağacın ortak adı. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtasına Abanoz denir.Alm. Ebenholz (n), Fr. Ebenier (m), İng. Ebony. Familyası: Abanozgiller (Ebenaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabii yayılışı yoktur.Tropik ve subtropik bölgelerin odunlu bitkileri. Çok ağır, siyah renkte bir odunu vardır. Vatanı Japonya, Malezya, Asya, Amerika ve Afrika olup, çeşidi çoktur.
Kullanıldığı Yerler: Eskiden, gömme süs işlerinde, fırçacılıkta, piyano tuşları ve bıçak sapları yapılmasında, ince marangoz sanatlarında kullanılırdı. Çekmeceler, yazı takımları yapımında kullanılırken on altıncı yüzyılda yaygın olarak kaplama işlerinde faydalanılmaya başlandı. İnce tabakalar haline getirilebildiğinden bilhassa Fransa’da yaygın ince marangozluğun en önemli malzemesi oldu. zamanla Abanozun kullanılması ve buna dayanan ince sanat unutuldu.
İçodunu kara, dışodunu külrengi, Hava kurusunun özgül ağırlığı 1, 08 gr/cm3 olan iri gözenekli, üstün değerli ağaç.Abanoz bodur ve çalımsı bir ağaçtır. Yaprakları üçerli gruplar halinde olup goncaları yoktur. Meyveler koyu Kahve ve fasulye şeklindedir. Fasulye şeklindeki başaklarda 8 kadar çekirdek (tohum) bulunur. Mayıs Haziran aylarında çiçek açar. Günümüzde bu değerli ağaç, Mobilya ve enstrüman yapımında kullanılır. Klarnet ve Gitar tuşu, abanozun kullanıldığı enstrümanlara örnektir.
Abanoz (Diospyros ebenum), tropikal bölgelerde yetişen bazı ağaçlardan elde edilen odundur. Çok sert bir odundur ve parıltılar saçacak kadar iyi cila tutar. Odunun en içteki öz bölgesi simsiyahtır, bu nedenle pek çok ülkede abanoz kelimesi siyah renk anlamında kullanılır.Halk arasında bronşit, nefes darlığı, kalp hastalıkları, çarpıntı, göz ağrıları vs. gibi yerlerde kullanılması tavsiye edilir. Tozları kaynatılır ve elde edilen Su ile pansuman yapılırsa, devamlı yaşaran göze ve göz ağrısına iyi gelir. Yine bu Suyun Bal ile karıştırılıp içilmesi durumunda böbrek ve mesanedeki kumları döktürdüğü ve idrar söktürdüğüne inanılmaktadır.
Şu anda, Bitki sadece ilaç sanayinde kullanılmaktadır. İlaç sanayinde tohumları kullanılır. Tohumlar solunumu ve felce uğrayan harap olmuş sinirleri uyarıcıdır. Süs Bitkisi olarak yetiştirilir.Bileşiminde Sitizin alkaloidi, kolin, sistin, pektin, ureaz enzimi, yağlı Maddeler, tanenler vs. bulundurur.Abanoz çok sert bir odundur ve parıltılar saçacak kadar iyi cila tutar. Bu özellikleriyle öbür odunlara hiç benzemediği için eski çağlardan beri çok değerli sayılmıştır. Tevrat’ ta tarihi Sur kentindeki abanoz ticaretinden söz edilir; Bin bir Gece Masallarında anılan değerli mallardan biri de abanozdur. Eskiden krallar Abanozdan yapılmış asalar kullanır ve zehir’in etkisini giderdiği inancıyla, içkilerini abanoz kaplardan içerlerdi.
Tıbbi Özellik ve Faydaları:
a) Törpü ile törpülenip hakiki ipek bir bezden geçirilerek göze sürme gibi çekilse, yahut bu ağaçtan kaynatılarak elde edilen su ile gözler pansuman yapılsa gözlere kuvvet verir ve gözdeki çıbanları geçirir.
b) Yine, törpülenerek ipek bir bezin içinde göze konulursa gözdeki katarak (perde) hastalığım geçirir.
c) Vücuttaki yel, ağrı ve sızıları, kan tutmalarını. felci, bıçak yaralarını, karında olan gazları geçirir.
d) Ağacın törpülenen kısımları kaynatılıp, elde edilen mayi bal İle şerbet yapılarak içilse, böbrek ve mesanedeki kumlan döker. İdrarı söktürür.
Habeşi ve Hindi olmak üzere iki çeşit olan Abanoz'un dal ve ağacından faydalanılır.
Özellikleri ve Yararları
Törpülenerek ipek bir bez içinde gözün üzerine konulursa katarak hastalığım giderir. Ayrıca törpülendikten sonra ipek bir bezden geçirilip göze sürme gibi sürülse, gözlere kuvvet verir. Bu tedavi metodu gözdeki katarak hastalığına da iyi gelir.
- Ağacından kaynatılarak elde edilen su gözlere sürülürse gözdeki çıbanlan giderir.
- Vücuttaki ağrıları, felci ve kişiye büyük rahatsızlık veren mide gazım giderir.
- Bıçakla yaralanan yerlerin tedavisinde de kullanılır.
Çok sert bir ağaç cinsidir. Tropikal bölgelerde yetişir. Ağaç değişik el sanatlarında kullanılır.
Faydaları
Farsçası : Abnoz
Latincesi : Diospyros Ebenum.
Yetiştiği yer ve çeşitleri: Babeşf Le Bindi diye iki çeşittir. İyisi, Hindi Abanostur.
Kullanılan maddesi: Ağacı, dalı.
Abanozgillerden, Sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok Ağacın ortak adı. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtasına Abanoz denir.Alm. Ebenholz (n), Fr. Ebenier (m), İng. Ebony. Familyası: Abanozgiller (Ebenaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabii yayılışı yoktur.Tropik ve subtropik bölgelerin odunlu bitkileri. Çok ağır, siyah renkte bir odunu vardır. Vatanı Japonya, Malezya, Asya, Amerika ve Afrika olup, çeşidi çoktur.
Kullanıldığı Yerler: Eskiden, gömme süs işlerinde, fırçacılıkta, piyano tuşları ve bıçak sapları yapılmasında, ince marangoz sanatlarında kullanılırdı. Çekmeceler, yazı takımları yapımında kullanılırken on altıncı yüzyılda yaygın olarak kaplama işlerinde faydalanılmaya başlandı. İnce tabakalar haline getirilebildiğinden bilhassa Fransa’da yaygın ince marangozluğun en önemli malzemesi oldu. zamanla Abanozun kullanılması ve buna dayanan ince sanat unutuldu.
İçodunu kara, dışodunu külrengi, Hava kurusunun özgül ağırlığı 1, 08 gr/cm3 olan iri gözenekli, üstün değerli ağaç.Abanoz bodur ve çalımsı bir ağaçtır. Yaprakları üçerli gruplar halinde olup goncaları yoktur. Meyveler koyu Kahve ve fasulye şeklindedir. Fasulye şeklindeki başaklarda 8 kadar çekirdek (tohum) bulunur. Mayıs Haziran aylarında çiçek açar. Günümüzde bu değerli ağaç, Mobilya ve enstrüman yapımında kullanılır. Klarnet ve Gitar tuşu, abanozun kullanıldığı enstrümanlara örnektir.
Abanoz (Diospyros ebenum), tropikal bölgelerde yetişen bazı ağaçlardan elde edilen odundur. Çok sert bir odundur ve parıltılar saçacak kadar iyi cila tutar. Odunun en içteki öz bölgesi simsiyahtır, bu nedenle pek çok ülkede abanoz kelimesi siyah renk anlamında kullanılır.Halk arasında bronşit, nefes darlığı, kalp hastalıkları, çarpıntı, göz ağrıları vs. gibi yerlerde kullanılması tavsiye edilir. Tozları kaynatılır ve elde edilen Su ile pansuman yapılırsa, devamlı yaşaran göze ve göz ağrısına iyi gelir. Yine bu Suyun Bal ile karıştırılıp içilmesi durumunda böbrek ve mesanedeki kumları döktürdüğü ve idrar söktürdüğüne inanılmaktadır.
Şu anda, Bitki sadece ilaç sanayinde kullanılmaktadır. İlaç sanayinde tohumları kullanılır. Tohumlar solunumu ve felce uğrayan harap olmuş sinirleri uyarıcıdır. Süs Bitkisi olarak yetiştirilir.Bileşiminde Sitizin alkaloidi, kolin, sistin, pektin, ureaz enzimi, yağlı Maddeler, tanenler vs. bulundurur.Abanoz çok sert bir odundur ve parıltılar saçacak kadar iyi cila tutar. Bu özellikleriyle öbür odunlara hiç benzemediği için eski çağlardan beri çok değerli sayılmıştır. Tevrat’ ta tarihi Sur kentindeki abanoz ticaretinden söz edilir; Bin bir Gece Masallarında anılan değerli mallardan biri de abanozdur. Eskiden krallar Abanozdan yapılmış asalar kullanır ve zehir’in etkisini giderdiği inancıyla, içkilerini abanoz kaplardan içerlerdi.
Tıbbi Özellik ve Faydaları:
a) Törpü ile törpülenip hakiki ipek bir bezden geçirilerek göze sürme gibi çekilse, yahut bu ağaçtan kaynatılarak elde edilen su ile gözler pansuman yapılsa gözlere kuvvet verir ve gözdeki çıbanları geçirir.
b) Yine, törpülenerek ipek bir bezin içinde göze konulursa gözdeki katarak (perde) hastalığım geçirir.
c) Vücuttaki yel, ağrı ve sızıları, kan tutmalarını. felci, bıçak yaralarını, karında olan gazları geçirir.
d) Ağacın törpülenen kısımları kaynatılıp, elde edilen mayi bal İle şerbet yapılarak içilse, böbrek ve mesanedeki kumlan döker. İdrarı söktürür.
Habeşi ve Hindi olmak üzere iki çeşit olan Abanoz'un dal ve ağacından faydalanılır.
Özellikleri ve Yararları
Törpülenerek ipek bir bez içinde gözün üzerine konulursa katarak hastalığım giderir. Ayrıca törpülendikten sonra ipek bir bezden geçirilip göze sürme gibi sürülse, gözlere kuvvet verir. Bu tedavi metodu gözdeki katarak hastalığına da iyi gelir.
- Ağacından kaynatılarak elde edilen su gözlere sürülürse gözdeki çıbanlan giderir.
- Vücuttaki ağrıları, felci ve kişiye büyük rahatsızlık veren mide gazım giderir.
- Bıçakla yaralanan yerlerin tedavisinde de kullanılır.
Çok sert bir ağaç cinsidir. Tropikal bölgelerde yetişir. Ağaç değişik el sanatlarında kullanılır.
Faydaları
- Böbreklerde oluşan kum ve taşların düşürülmesine yardım eder.
- Bir göz hastalığı olan kataraktı engeller.
- Mide ve bağırsak gazlarını giderir.
- Eklem ve kas ağrılarını tedavi eder.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
Akköpekotu'nun Faydaları
Bitki Adı: Akköpekotu
Latincesi: Marrubium türleri
Diğer Adları: Bozot, Köpekayası
Detaylı Açıklama:
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu bilinmeyen Marrubium cinsi köpekotlarının 15 kadar türü vardır. Bunlardan konumuzla ilgili olan Akköpekotu (M. vulgare) Avrupa, Akdeniz havzası ülkeleri ve Türkiye’de görülmektedir. 60 cm. kadar boylanabilen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Dört köşe kesitli, tüylü ve dallara ayrılan yapılı gövdesi kirli beyaz renktedir. Gövde ve saplar üzerinde karşılıklı dizilmiş durumdaki kalp biçimli, üzerleri kırışıkmış gibi görünen yapraklarının kenarları dişli ve yaprak ucu yün gibi tüylerle örtülü olur.
Bu yapraklar meyve gibi kokarlar. Bitkinin küçük beyaz çiçekleri, ikinci yılının yaz ortasından sonbahar başına kadar yaprak koltuklarında açar. Olgunlaşan çiçekleri 2 mm. uzunlukta gözyaşı biçimli ve koyu kahverengi, parlak görünüşlü tohumlar verir. Bol güneşli ve soğuk rüzgarlardan korunmalı yerleri seven akköpekotu, alkalik ve kuruca toprakları yeğler. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Bedene yararlı etkileri Eski Mısırlılar tarafmdan bilinen ve ünlü hekim Hipokrat tarafından övülen akköpekotu, uzun süreler öksürüğe karşı tek ilaç
olarak kullanılmıştı.
Bitkinin topraküstü kesimleri marrubin adlı madde ile uçucu yağ, yapışkan bitki sıvısı, tanen ve bolca C vitamini içerir. Bitkinin çiçekleri, balarılarını, bulunduğu bahçelere çekerken, yapraklarının demlendirilmesiyle elde edilen infüzyon, pompalara konularak ağaçlardaki yaprakçık bitine ve tabaklara konularak sineklere karşı yok edici olarak kullanılır. Bazı yerlerde köpekotunun kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Akköpekotunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Terletici, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve spazm çözücü etkileri
vardır. Solunum yollarının mukozasını destekler. Bronş kaslarına gevşeme, ve
rahatlık verir. Bütün bu etkileriyle öksürük, bronşit ve boğmaca gibi
hastalıkların iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Soğuk algınlığı belirtilerinin ilk görülüşünde alınması, nezle ve soğuk
algınlığı durumunun kolay atlatılmasmı sağlar.
• Safra salgılarını artırır. Bu etkisiyle iştahsızlığı giderir, sindirimi
kolaylaştırır.
• İdrar ve gaz söktürücüdür.
• Kalp yangılarını hafifletir.
• Kurt (solucan) düşürücü etkisi de vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, akköpekotunun yaprakları ve çiçekli sapları yaz
ortası ile sonbahar başı arasında, bitki çiçekli iken toplanıp 35 C dereceden
sıcak olmayan gölge bir yerde özenle kurutulur. Kurutulmuş çiçek
karışımından yarım 1/2-1 yemek kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun içine
konulur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez
birer bardak içilir.
• Akköpekotu aynı zamanda etkili bir yara iyileştiricidir.
Bunun için, 1 tatlı kaşığı doluşu kurumuş yaprak karışımı 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 10 -15 dakika daha
ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyon soğutulup dıştan yaralara
uygulanır.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
Latincesi: Marrubium türleri
Diğer Adları: Bozot, Köpekayası
Detaylı Açıklama:
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu bilinmeyen Marrubium cinsi köpekotlarının 15 kadar türü vardır. Bunlardan konumuzla ilgili olan Akköpekotu (M. vulgare) Avrupa, Akdeniz havzası ülkeleri ve Türkiye’de görülmektedir. 60 cm. kadar boylanabilen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Dört köşe kesitli, tüylü ve dallara ayrılan yapılı gövdesi kirli beyaz renktedir. Gövde ve saplar üzerinde karşılıklı dizilmiş durumdaki kalp biçimli, üzerleri kırışıkmış gibi görünen yapraklarının kenarları dişli ve yaprak ucu yün gibi tüylerle örtülü olur.
Bu yapraklar meyve gibi kokarlar. Bitkinin küçük beyaz çiçekleri, ikinci yılının yaz ortasından sonbahar başına kadar yaprak koltuklarında açar. Olgunlaşan çiçekleri 2 mm. uzunlukta gözyaşı biçimli ve koyu kahverengi, parlak görünüşlü tohumlar verir. Bol güneşli ve soğuk rüzgarlardan korunmalı yerleri seven akköpekotu, alkalik ve kuruca toprakları yeğler. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Bedene yararlı etkileri Eski Mısırlılar tarafmdan bilinen ve ünlü hekim Hipokrat tarafından övülen akköpekotu, uzun süreler öksürüğe karşı tek ilaç
olarak kullanılmıştı.
Bitkinin topraküstü kesimleri marrubin adlı madde ile uçucu yağ, yapışkan bitki sıvısı, tanen ve bolca C vitamini içerir. Bitkinin çiçekleri, balarılarını, bulunduğu bahçelere çekerken, yapraklarının demlendirilmesiyle elde edilen infüzyon, pompalara konularak ağaçlardaki yaprakçık bitine ve tabaklara konularak sineklere karşı yok edici olarak kullanılır. Bazı yerlerde köpekotunun kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Akköpekotunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Terletici, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve spazm çözücü etkileri
vardır. Solunum yollarının mukozasını destekler. Bronş kaslarına gevşeme, ve
rahatlık verir. Bütün bu etkileriyle öksürük, bronşit ve boğmaca gibi
hastalıkların iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Soğuk algınlığı belirtilerinin ilk görülüşünde alınması, nezle ve soğuk
algınlığı durumunun kolay atlatılmasmı sağlar.
• Safra salgılarını artırır. Bu etkisiyle iştahsızlığı giderir, sindirimi
kolaylaştırır.
• İdrar ve gaz söktürücüdür.
• Kalp yangılarını hafifletir.
• Kurt (solucan) düşürücü etkisi de vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, akköpekotunun yaprakları ve çiçekli sapları yaz
ortası ile sonbahar başı arasında, bitki çiçekli iken toplanıp 35 C dereceden
sıcak olmayan gölge bir yerde özenle kurutulur. Kurutulmuş çiçek
karışımından yarım 1/2-1 yemek kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun içine
konulur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez
birer bardak içilir.
• Akköpekotu aynı zamanda etkili bir yara iyileştiricidir.
Bunun için, 1 tatlı kaşığı doluşu kurumuş yaprak karışımı 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 10 -15 dakika daha
ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyon soğutulup dıştan yaralara
uygulanır.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ
İlkbahar ayları geldikçe, ağaçların çiçekleri açar ve meyveler çıkmaya başlar. Pazarda, manavda birçok meyveyi aynı anda görmek mümkündür. Vişne, kiraz, erik, dut gibi meyveler pazar tezgahlarını süslemeye başlar. Bolca bulunan bu meyveleri çocuktan büyüğe birçok kişi severek tüketir.
Latince adı Prunus cerasus olan vişne, ilkbaharda çıkan meyveler arasındadır. Kiraza çok benzer. Fakat kirazdan farkı tadının hafif mayhoş ve ekşi olmasıdır. Bu yüzden genellikle taze olarak tüketilmez. Meyve suyu, reçel yada marmelat yapımında sıkça kullanılır. Hele ki yaz aylarında sıcak havalarda buz gibi meyve suyu herkes tarafından tüketilir. Hem ferahlık verir hem de serinletici özelliği vardır.
VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ
Bu şifalı meyve, latince adının cerasus olmasından dolayı çok eski zamanlarda kerasus olarak da anılırdı. Tabii yörelere göre farklı isimler ile adlandırılabilir. Sağlık için faydaları da oldukça fazladır.
İşte vişne faydalarından bazıları:
Bu leziz meyvenin taze tüketiminin yanında vişne suyu olarak tüketilmesi de büyük fayda sağlar.
İşte vişne suyunun faydaları:
Bu leziz ve şifalı bitki, meyve suyu sektöründe kullanılabilir. Ayrıca reçel olarak da tüketilebilir. Tatlıların ve pastaların içinde de taze meyve olarak kullanılabilir.
Latince adı Prunus cerasus olan vişne, ilkbaharda çıkan meyveler arasındadır. Kiraza çok benzer. Fakat kirazdan farkı tadının hafif mayhoş ve ekşi olmasıdır. Bu yüzden genellikle taze olarak tüketilmez. Meyve suyu, reçel yada marmelat yapımında sıkça kullanılır. Hele ki yaz aylarında sıcak havalarda buz gibi meyve suyu herkes tarafından tüketilir. Hem ferahlık verir hem de serinletici özelliği vardır.
VİŞNE FAYDALARINA SİZ DE ŞAŞIRACAKSINIZ
Bu şifalı meyve, latince adının cerasus olmasından dolayı çok eski zamanlarda kerasus olarak da anılırdı. Tabii yörelere göre farklı isimler ile adlandırılabilir. Sağlık için faydaları da oldukça fazladır.
İşte vişne faydalarından bazıları:
- Yaşlanma karşıtı bir meyvedir. Anti ageing özelliği vardır. Genç kalmanın sırları bu şifalı meyvede saklıdır.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Göz için de büyük fayda sağlar.
- İyi bir A ve C vitamini kaynağıdır.
- Kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineralleri içerir.
- Kabakulak, su çiçeği ve kızamık gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır.
- Sinir sistemini de düzenleyici etkisi vardır.
- Kalp dostudur, kalp sağlığı için büyük fayda sağlar.
- Kansere karşı da koruma sağlar. Özellikle prostat ve kolon kanserine karşı koruma sağlar.
- Saçlarınızın dökülmesinden mi yakınıyorsunuz? Bu leziz meyve saçların dökülmesini de engeller.
- Uykusuzluğa karşı da faydalıdır.
- İyi bir antioksidandır.
- Sindirim sistemine de fayda sağlar. Kabızlık sorununu giderici etkisi vardır.
- Kanser hücrelerinin büyümesini engeller.
- Bakterilerden ve mantarlardan korur.
- Grip, nezle ve soğuk algınlığına karşı da önleyici etkisi vardır.
- Boşaltım sistemine de fayda sağlar. Bağırsakları hastalıklara karşı korur.
- vişneGöz yapısını, görme sistemine de faydalıdır.
- Kolesterolü düzenleyici etki yapar.
- Parkinson hastalığına karşı da koruma sağlar.
- Beyin ve sinir sistemi için oldukça yararlıdır. Beyin fonksiyonlarını geliştirir.
- Beyine fayda sağlaması sebebiyle alzheimer hastalığına karşı da koruma sağlar. Unutkanlığa karşı etkilidir.
- Damar sertleşmesine karşı da yarar sağlar.
- Depresyona, strese karşı da faydalıdır.
- Lif içeriği yüksektir.
- Kalp atışlarını düzenler, kalp hastalıklarına karşı korur. Bunun sonucunda kalp krizi riskini de azaltır.
Bu leziz meyvenin taze tüketiminin yanında vişne suyu olarak tüketilmesi de büyük fayda sağlar.
İşte vişne suyunun faydaları:
- Ferahlık ve serinlik sağlar.
- Ürik asit seviyesini azaltır.
- Bağırsakları yumuşatıcı özelliği vardır.
- Vişne gut hastalığına yakalanma riskini azaltır.
- Cildi nemlendirir, vücudu toksinlerden arındırır.
- Yüksek demir içeriği nedeniyle anemi yani kansızlık sorununa karşı da faydalıdır.
- Vücut ağrılarını geçirir, iltihaplara karşı da fayda sağlar.
- Anti kanserojen özelliği vardır.
- Kolon kanseri ve mide kanserine karşı koruma sağlar.
- Diyabete karşı da korur.
Bu leziz ve şifalı bitki, meyve suyu sektöründe kullanılabilir. Ayrıca reçel olarak da tüketilebilir. Tatlıların ve pastaların içinde de taze meyve olarak kullanılabilir.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
20 Ocak 2018 Cumartesi
Acı Ağaç
Diğer İsimleri: Surinam acı ağacı, Acı odun, Acı tahta, Acı yonga, Kuasya.
Latince Adı: Quassie Amara.
Bitki: Kırmızı çiçekli, bir ağaçtır.
Yetiştiği Yerler: Quassie Amara Orta ve Güney Amerika'da Antil adalarında yetişir.
Kullanılışı:
Acı ağacın 2 - 10 cm kalınlığındaki gövde ve yan dalları kesilerek kurutulur ve böylece muhafaza edilir. Kullanılacağı zaman küçük parçalara ayrılıp yonga haline getirilir ve suyla kaynatılır.
İçindeki Maddeler:
Rezin, uçucu yağ ve acı bir madde olan quassin içermektedir.. Tıbbî Etkiler: Acı tadı sebebiyle tükrük salgısını arttırır, mide ve barsak hareketlerini fazlalaştırır, dolayısı ile iştah açar, sindirimi kolaylaştırır. Acı- nın tonik etkisiyle kuvvet verir, ateş düşürür. 1 It içine 5-10 gram ağaç yon- gası konması gerekmektedir. Bu şekil- de 5-6 saat dinlendirilir. Sonra süzülür. Günde 3 defa yarım ya da bir bardak içilir.
Barsak solucanlarına etkili olabilir.
Bu şekilde etkisi için ise acı ağacın kaynatılmış soğutulmuş suyuyla lav- man yapmak gerekmektedir veya yine bu sudan günde 3 bardak içilir. Fazla içilirse baş dönmesi, bulantı kusma gibi yan etkileri görülebilir. Acı ağaç, haşere öldürücü etkiye sahip olduğundan, bol sinekli nemli tropikal bölgelerde, ağaç parçalarıyla kaynamış su, vücudun elbiseyle örtül- meyen kısımlarına sürülerek haşereler uzak tutulur. Ayrıca yine bu şekilde el- de edilen spreyler bahçelerde kullanı- lır. Haşere kovucu etki için 10 gram acı ağaç 60 gr. suda iyice kaynatılır.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
Acı Bakla
Bilinen Bileşimi :
Sabit yağ ve lupinin, spartein gibi alkaloidler bulunur.
Faydaları :
Olgun tohumları acı lezzetli ve zehirli bileşikler taşıdıkları için, bunları uzaklaştırmak maksadıyla kaynar suda bir müddet bekletilerek acı tadı geçirilir. Gevşeyen kabuklar soyulup yenilir. Tohumlar kavrulup, değirmende çekilerek toz haline de getirilebilir.
Harici Olarak Kullanımı :
Tohumların lapası yaralı deri hastalıklarında uygulanır.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
Sabit yağ ve lupinin, spartein gibi alkaloidler bulunur.
Faydaları :
- Kan temizleyici özelliği vardır.
- Meniyi artırır.
- Nefes darlığını giderip, balgam söktürür.
- Vücutta biriken tuzu atar.
- Bağırsak asalaklarını döker.
- Böcek ısırmalarında ısırılan bölgenin üzerine sürülürse zehiri dışarı çeker.
- İdrar söktürür, böbrek iltihaplarını giderir.
- Lapası romatizma siyatik ve eklem ağrılarını giderir.
Olgun tohumları acı lezzetli ve zehirli bileşikler taşıdıkları için, bunları uzaklaştırmak maksadıyla kaynar suda bir müddet bekletilerek acı tadı geçirilir. Gevşeyen kabuklar soyulup yenilir. Tohumlar kavrulup, değirmende çekilerek toz haline de getirilebilir.
Harici Olarak Kullanımı :
Tohumların lapası yaralı deri hastalıklarında uygulanır.
NOT : Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz.
A-Z'ye Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi
--A--
Abanoz Ağacı :
Abanozgillerden, Sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok Ağacın ortak adı. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtasına Abanoz denir.
Acı bakla :
Semen Lupini Şeker hastalığına karşı kullanılır.
Acıdülek :
Ağrılarda — Kökünü kaynatıp sürmek
Akrepte — Kökünü dövüp vurmak.
Mayasılda — Soyulmuş kökünden birer parça yemek.
Sızılarda — Kökündeki yumrusundan çıkan suyu sürmek.
— Olgun meyvelerini zeytin yağıyla güneşte eriterek sürmek.
Sancıda — Dövülmüş kökünden bir parçasını balla karıştırıp yemek.
Sarılıkta — Olgun meyvesinin suyundan bir damlasını pamuğa alıp buruna çekmek
Uyuzda — Kökünü kaynatıp suyunu sürmek.
Not; Acıdülek zehirli ve tehlikeli bir bitkidir. Cırlatan cırtlangıç, karga düvleği, hıyarcık ve eşek hıyarı adlarını da almaktadır.
Adaçayı Acı Elma Yağı :
Salvia Triloba Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.
Acı yonga :
Lignum Quassiae İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü.
Acıağaç :
İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
Adaçayı :
* Mide ve bağırsak gazlarını giderir.
* Mide bulantısını keser.
* Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
* Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir.
* Göğsü yumuşatır.
* Astımdaki sıkıntıları geçirir.
* İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir.
* Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
* Mide ağrısında — Kaynatıp içmek.
* Soğuk almada — Çokça kaynatıp içmek.
Adamotu :
Zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Rast gele kullanıldığında zararlı olur.
İnsana benzeyen ve insan gibi dişili - erkekli olan bu kök bir insanın neresinde bir zoru varsa, bu kökün orasından bir parça alınır, su ile içilir, veya ezilir, oraya sürülür; deye tanınmıştır. Adamotu denilen şeytan şalgamı (Bryonia diocia) Bergamanın kuzey yaylasında Aşağıbey köyüne Madradağının Çavdarlık ve Kazıkbatmaz mevkiinde bulunmaktadır.
Bunun adamotu değerinde olmadığı kabul edilmektedir. Kök işleriyle uğraşan ve 50 yıl önce ölmüş olan Bergama'nın Yoğurtdöken köyünden Ahmeti Ali bunun için bir efsane de uydurmuştur.
Bilir misiniz? derdi bu kökü nasıl çıkarırım; Bunu otundan bulurum. Etrafını kazar kökünü meydana çıkarırım, iki ucundan iple bağlanmış keskin büyük bir bıçağı arkasına yerleştiririm. İpin ucuna aç bir köpek bağlarım. Köpeğe et ve ekmek gösterir, bu suretle zorlatır, kestiririm. Bu kök kesilince köpek acı acı bağırır köpek dişi ise erkek, erkek ise dişi olur. Bazen de ölür. işte bu insan kök böyle bir korku içinde elde edilir şifalı bir köktür. Her derde devadır; mayasıla birebirdir. Deye satardı. Üçyüz yıl önce yazılmış el yazması bir kitapta, bu hassalı kökün çıkarma durumunun aynı şekilde yazılmış olduğunu hayretle gördüm. Bu otun dalları kaç çatal çıkarsa yaşı da o kadar olurmuş 20 - 30 yılda insan şeklini alırmış. Hakiki adamotunun Silifke, Antalya, Belkıs harabelerinde bulunduğunu İstanbul Nebatat Enstitüsü Prof. Mehpare Haiborunn söylemiştir.
Ağıdallı (Zakkum)
Akıntı için — Bir kaç çiçeğini kaynatıp soğuk içmek
Büyü ve Akrepte — Yaprağının suyunu sürmek,
Gidişkende — Yaprağını kaynatıp sürmek.
Sızıda — Yapraklarını inbikten çekip suyunu sürmek.
Sızıda — Çiçek ve yapraklarını zeytinyağ içinde güneşte eriterek sürmek.
Not; Zakkum bu ağaç ağaçların en kötüsüdür. Acılıkta en acı bu ağaçtır. Bunun Allah cehennemde bitirmiştir. Bu ağaç cehennem ehlinin yiyeceği bir şeydir. Cehennemlik olanların karnında kaynayacaktır. Buna karşı şifası da vardır! Balgamı söker, mafsal ağrılarına iyi gelir, oyluktan tırnağına kadar damar ağrılarını keser, kabalardaki yeli giderir. Üç gün yaprağının suyundan (yedi dirhem taksim ile) içile yarım felç ve kötürüm olmuşu ayağa kaldırır.
Kaynak :
Tacüttefasir; Cilt 1, Sayfa 154.
Celaleyn haşiyesi — Savi; Cilt - 4, sayfa 51.
Ahlat (Yabanarmudu ) :
Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
İshalde — Meyvesinden yemek
Zehirli hayvan sokmasında— Filizlerini döğüp vurmak,
Ahududu :
Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
Akasya :
Nefes Darlığında — Çiçeklerini kaynatıp içmek.
Akkız (Şevketibostan)
Mide için — Tazesi haşlanır yenir.
Kum için — Kökünü kaynatıp çokça suyundan içmek.
Sancıda — Dalından çıkan sudan bir kaç damla içmek.
Sidik Zorunda — Kökünü kaynatıp çokça suyundan içmek.
Sızıda — Dikenli yuvarlaklarını suda ıslatıp içmek.
Akköpekotu
Terletici, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve spazm çözücü etkileri
vardır.
Alıç :
Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
Altınotu :
Herba Ceterachi İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.
Mesane ve böbrek için — Çay gibi kaynatıp içmek,
Nefes darlığında — Kaynatılarak suyundan içmek.
Amber :
Ambra Grisea Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.
Anason :
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
Kullanılan kısmi, meyvalari ve yapraklaridir. Meyveleri tamamen olgunlastiktan sonra toplanir ve gölgede kurutulur. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Mide ve barsak gazlarini söktürür. Idrar artirir. Migren agrilarini keser. Astim, nefes darligi ve bronsitte görülen sikayetleri giderir.
Karın ve boğaz şişinde — Çay gibi kaynatıp içmek.
Anason yağı :
Oleum anisi Sinir sistemi uyarıcısıdır.
Andız kökü :
Radix Helenii Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.
Ardıç :
Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
Kum düşürmekte — Tohumu çokça kaynatıp içmek.
Kellerde — Katranını yılan gömleğiyle kaynatıp sürmek ve sabahları sirke ile yıkamak.
Mayasılda — Katranını bir kâğıda sürerek oraya koymak ve sonra almak.
Mayasılda — Katranının (ağızda kokusu duyuluncaya kadar) üstüne oturmak.
Nefes darlığında — Katranını suya damlatıp içmek.
Öksürükte — Kırmızı tohumundan yutmak.
Sidik zorunda — Tohumunu kaynatıp içmek.
Solucanda — Katranını un ile hap yaparak yemek
Tutuklukta — Dalları tohumlariyle kaynatılarak banyosuna girmek.
Ardıç tohumu :
Fructus Juniperi İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.
Arpa :
Karın ağrısında — Ununu sirke ile karıştırıp üstüne nane ekip vurmak
Mayasılda — Kavrulmuşunu döverek yemek.
Sidik zorunda — Kaynatılarak suyunu içmek
Temrede — Yakılarak isini sürmek
Aslanağzı :
Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir
Asma :
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
Göz ağrısında — Dalından akan sudan koymak.
Yaralarda — Yaprağını üstüne koymak.
İçkiden kurtulmak için — Asma suyundan içmek
Aspir :
Flos Carthami Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.
At Kestanesi
Baş ağrısında — Döğülerek enfiye gibi çekmek.
İshalde — Yarım nohut kadarını yutmak.
Mafsal ağrılarında — Yağını sürmek.
Nefes darlığında — Kaynatılarak soğuk suyundan içmek,
Sancıda — Yarım nohut kadarını yutmak.
Sıtmada — İçi döğülerek (bir gece suda ayazlatılarak) içmeh.
Ayıkulağı (Sığırkuyruğu)
Kadmahtapotunda — Yapraklarının çam kabuğu ile kaynamış suyunu içmek.
Kan aktarmasında — Yapraklarının kaynatılmış suyunu soğuk içmek.
Kaşıntıda — Yaprağının kaynamış suyu ile yıkamak.
Kuvvet için — Sarı çiçekleri sabahları balla yenir."Anber kuvvetindedir, denir".
Mayasılda — Kuru yapraklarından arpa unu ile yapılan haplardan yutmak.
Memeli basurda — Yapraklarının buğusuna oturmak.
Mide ağrısında — Yaprağını kaynatıp içmek.
Sidik Zorunda — Kökün kaynatılmış suyundan içmek
Sıtmada — Çiçeklerinin suyundan içmek.
Ayı üzümü :
Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.
Ayıt (Hayıt)
Arı sokmasında — Yaprağı ile tohumunu döğerek oraya bağlamak.
Ayak şişinde — Mor çiçeklerini kepekle kaynatıp banyosunu yapmak.
Buruntuda — Doğulmuş tohumundan yemek.
Buruntuda — Çokça kaynatılmış tohumunun suyundan içmek.
Ayrıkotu :
Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür.
Albominde — Kökünü arpa ve mısır püskülü ile kaynatıp soğuk
İçmek Sidik zorunda — Köklerini kaynatıp içmek.
Ayva :
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
Baş ağrısında — Aç karnına koklamak
Bel gevşemesinde — Ateşte pişirip yemek.
İshalde — Taze filizlerin kaynatılmış suyunu içmek.
Memeli basurda — Çokça kaynatılmış yapraklarının suyunu içmek
Mide için — Külde pişirip yemek.
Öksürükte — Çiçeklerin kaynatılmış suyunu içmek.
Öksürükte — Yapraklarını kaynatıp içmek
Yürek çarpıntısında — Çiçeklerin kaynatılmış suyunu içmek
Ayvadana (Payavşan)
Mide ağrısında — Çiçeklerini kaynatıp içmek.
Öksürükte — Çay gibi demleyip içmek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





